Haberler:

deneme

Ana Menü
Menü

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır. Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz.

İletileri Göster Menü

Mesajlar - kilimanjaro

#141
Merhabalar. Anladığım kadarıyla kendi hesabınıza gönderdiğiniz paraları, bu hesaba ait ATM kartıyla arkadaşınız çekmiş ve ayrıca kredi çekip parasını arkadaşınıza vermişsiniz. Bu durumda arkadaşınıza borç verdiğinizi (onun hesabına gönderdiğiniz paralar hariç) nasıl ispatlayacaksınız? İspatlayamazsınız ama bir an için ispatladınız diyelim, maaşında haciz olan böyle bir kişiden nasıl tahsil edeceksiniz? Nerden bakarsanız bakın çok zor bir durum. Bana göre (şayet onun hesabına gönderdiğiniz, yani ispatlama imkanınız olan paralar çok değilse) bir Temel fıkrasında geçtiği gibi, "ha bu bana ders olsun" deyip bu olayları ve olayın baş aktörünü tamamen unutmaya çalışarak hayatınıza devam etmeniz en doğru yol olacaktır. İnsani ilişkilerde edinilen tecrübe, genelde maalesef hayatta yenilen kazıkların toplamından ibaret kalıyor... Allah kolaylık versin...
#142
Merhabalar. "Söz uçar, yazı kalır" demişler. Müteahhidin böyle bir taahhütte bulunduğunu nasıl ispatlayacaksınız? Elinizde buna ilişkin bir belge yokken dava açmanızı tavsiye etmem. Dava yerine belki müteahhidi sıkıştırıp akabinde onunla anlaşarak zararınızın bir kısmını giderme yoluna gidebilirsiniz. Bu amaçla müteahhide zararınızın giderilmesini, aksi halde dava ve her türlü şikayet haklarınızı kullanacağınızı bildiren bir ihtarname gönderebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#143
Merhabalar. Maalesef hiçbir şey yapamazsınız. Bedelli askerliği düşünün. Yakın zamanda yapılan bedellide rakam otuz bin TL iken son bedellide onsekiz bin TL oldu. Otuz bin TL ödeyenler hukuken bir şey yapabilir mi? Yapamaz. O zamanki devletin belirlediği bedel oydu, şimdi bu. İşin özeti, devlet yasal mevzuat çerçevesinde elindeki kamu gücünü kullanarak zaman zaman bu tür tasarruflarda bulunuyor ve bazen bu tasarruflar eşitlik, hakkaniyet gibi duyguları zedeleyebiliyor ancak buna karşı yapılabilecek bir şey yok maalesef. Nasıl ki siz bir alacağınızla ilgili dilediğiniz tasarrufta bulunma hakkına sahipsiniz, devlet için de bu böyle. Devletin bu tür kararlarda adil ve kucaklayacı olması umulur ama hepsi o kadar. Yani devlet bu tür kararlarla bazı vatandaşlarını küstürürse, bunun sadece siyaseten bir sonucu olursa olur; hukuken bir sonucu olmaz. "Bankaya borçlandığım para yanıma kar kaldı" demişsiniz. Ona bakılırsa siz de öyle ya da böyle bağkur prim borcunuzla ilgili faiz indiriminden yararlanmışsınız. Geçmişte devletin bu tür borçlarda faizleri tümden sildiği de olmuştu. Peki, bu durumda borcunu zamanında ödeyen, belki zamanında ödeyebilmek için bankadan kredi çekmek zorunda kalan vatandaşın ne günahı var ☺ Yani bu tür mağduriyetler ne ilktir, ne de son olacaktır ☺ Allah kolaylık versin...
#144
Merhabalar. Kimliğinizle size en yakın adliyeye giderek sorgulama bölümünden hakkınızda bir savcılık dosyası olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Polisin imzalattığı evraktan bir örnek alabilirdiniz aslında; polis yanlış tutum takınmış. Bu arada kızın ailesinin size ilgilen, boş bırakma demesinin hiçbir anlamı yok, bunu bilmelisiniz. Zira kız reşit, yani 18 yaşını doldurmuş durumda. Reşit bir kişinin hayatına o kişi istemediği/kabul etmediği sürece kimse müdahale edemez. Değil siz, reşit bir kişinin ana babası için bile durum böyle. Dolayısıyla polisin tavrı yanlış ama son kertede sözlü uyarısı doğru olmuş, başınızı belaya sokmamak için bu kızdan uzak durmanız gerekir. Allah kolaylık versin...
#145
Alıntı yapılan: toprak ağası - 21 Nisan 2015, 08:32:06
Sayın Kilimanjaro Tarım Tarım İl md. lüğüne gittim.Küçük baş ve büyük baş hayvan satışlarının belli kriterleri olduğunu öğrendim.Örneğin Hayvan satan kişi ve alıcı şahıs arasında Hayvanın satış yapıldığı yerin muhtarı tarafından  nakil şahadetnamesi düzenleniyor.Ayrıca bir form var o form da satıcı ve alıcıların hayvan alım satımı ile ilgili onaylarının olması gerektiğini öğrendim.Hayvanların kulak küpelerinde hayvanın bilgilerini taşıyan rakamlar var bu rakamlar tarım il md. lüklerinde TÜRKVET diye bir sisteme kaydediliyor.Bu kayıtta hayvanların sahibi değişmesi durumunda doldurulan o form ile tarım il md. lüklerine bilgi verilerek hayvanların el değiştirdiği ve gittiği yer kayıt altında olmaya devam ediyor.Bu belgelerin hiçbiri yok.Ayrıca B. Ş kişi "ben koyunları Akraban olan şahsa verdim" diyor.Ancak parayı ödeyen benim mal başkasına veriliyor.Benimle Koyun aldığımız B.Ş ile aramızda bir nokta yazı çizi yok.Ayrıca ortada koyun da yok.B.Ş. ile akrabam daha önceden birbirlerini tanıyorlar.Ben ikisinide dolandırıcılıktan şikayet etmek istiyorum. İkisininde benim zararımı giderip mahkemenin vereceği karar sonucuna da katlansınlar.İşte bu belgelerin olmaması beni dolandırdıklarına dair bir kanıt teşkil etmez mi? Hakimler bunu değerlendirmezler mi?

Tüm bu hususları dilekçenizde belirtip her iki şahıs hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz ancak ödemeyi siz yaptığınız halde şayet koyunlar teslim edilmişse niçin benim yerime akrabama teslim edildi diyerek dolandırıcılığı ispatlamanız çok zor. Hayvanların akrabanıza teslim edildiğine ilişkin yeterli delil sunulursa, B.Ş. ile ilgili muhtemelen takipsizlik kararı verilir diye düşünüyorum.
#146
Rica ederim. Bu arada B.Ş. adlı kişiyi de araştırın; şayet size akrabanızla birlikte tezgah kurmuşsa, suç duyurusunda bu kişiden de şikayetçi olun ve akrabanızla birlikte bu kişiye karşı da icra takibi başlatın. Ama bu kişi gerçekten de koyun satmış ve akrabanız bu koyunları başkasına pazarlamışsa, böyle bir durumda bu kişiye karşı hukuken yapabileceğiniz bir şey olamaz. Allah kolaylık versin...
#147
Alıntı yapılan: ekinoksone - 24 Mart 2015, 17:35:11
hocam iyi günler.yardımcı olursanız sevinirim.2009 yılında bir bankaya olan kredi ve kredili mevduat hesabımdan dolayı  borcumdan dolayı içraya verildim.kredi borcumun bir kısmını (yarıya yakınını)maas haczinden ödedim.fakat daha sonra bu banka tum borçları girişim a.ş adlı bir şirkete devretmiş.Bu sirketten yaklaşık bir yıl sonra telefonla arandım.borcumun onlara gectıgını ve kapatmam durumunda 5500 tl ye bu işin çözüleceğini söylediler.(borcum 2009 yılındaki icrada kredi 2650+mevduat hesabı 479 tl)bende bu borcun bi kısmını ilk icra takibni başlatan avukata ödediği söyleyince borcu 3000 tl ye düşürdüler,yıl 2013.Fakat bu borcu zaten olmayan durumumdan dolayı ödeyemedim.Sadece telefonla konuştuk.bir dahada aranmadım.şimdi ise bugun itibari ile mevduat hesabıma 479 tl lik borcuma icra yenileme yapılmış ve bi avukat tarafından icra yazısı gönderilmiş.borç 479 tl diğer alacaklar hariç diyor.diğer kredi borcumdan herhangi bi bildirim yok.Şimdi bu borçlarım için faiz zaman aşımına uğruyormu.sizce ne yapmalıyım.yardımcı olursanız cok sevınırım

Merhabalar. Burada on yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolması için uzun yıllara ihtiyaç var. Allah kolaylık versin...


Alıntı yapılan: serdar728 - 09 Nisan 2015, 18:05:01
3 4 bankadan kredı cektık ama odeyemedık maaşımn 4 1 ne el koydular dıyer bankalar hacız işlemi koyarmı ev de babamın eşyalarda onun ne  yapablırız yardım edersenız sevinirim

Merhabalar. Diğer bankalar da maaşınıza haciz koydurabilir. Bu durumda bankalar sırayla alacaklarını tamamen tahsil edinceye dek maaşınızın 1/4'ünü tahsil edecektir. Ev ve eşyalar babanıza ait olduğuna göre bu hususta endişe etmenize gerek yok. Zaten evdeki eşyaların haczi, istisnalar hariç, uzun zamandır mümkün değildi... Allah kolaylık versin...
#148
Merhabalar. Hırsızlık ithamı ancak kasıt varsa söz konusu edilebilir. Yani hırsızlık fiilinin bilerek ve isteyerek icra edilmesi gerekir. Hata gibi haller neticesinde böyle bir durum oluştuysa, burada hırsızlıktan söz edilemez. Bahsettiğiniz durum, hata/yanlışlık eseri oluşmuş gibi duruyor. Vezne/kasa işi gibi sürekli para alıp vererek iş gören kişilerin zaman zaman bu tür hataları yapması normal kabul edilebilir. Hatta bunun için bu tür personele maaşına ilaveten riskli bir iş yaptıkları için kasa tazminatı adı altında ilave bir bedel dahi ödenir. Konunun bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. Allah kolaylık versin...
#149
Merhabalar. Her iki durum da hukuken sahip olduğunuz hakları lehe veya aleyhe etkilemeyecektir. Dolayısıyla fark etmez. Allah kolaylık versin...
#150
Merhabalar. Eski eşinizin avukata verdiği vekaletnamede bir sorun/eksiklik yoksa tebligatın doğrudan avukata çıkartılması gerekir ve her iki tarafın da avukatla temsil edildiği bu tür davalar birkaç günde dahi sonuçlandırılabilir. Konunun en iyi izahını yine avukatınız yapacaktır. Allah kolaylık versin...
#151
Merhabalar. Öncelikle alacağınız rapor dava tarihinden sonraki bir tarihte alınmış olmalı. İkincisi, bu rapora istinaden her hakim iddet müddetinin kaldırılması yönünde karar vermez. Yurtdışından alınmış bir raporun doğruluğunu ve gerçekliğini denetleme imkanı çok sınırlı olduğundan, böyle bir rapora istinaden lehinize karar alma ihtimali düşük. Bununla birlikte, böyle bir raporu günübirlik davayı açacağınız mahkemenin bulunduğu ilden de alabilirsiniz. Hatta aynı gün içinde mahkemeden de karar alma ihtimaliniz bile söz konusu. Dolayısıyla tercümeyle uğraşıp risk alacağınıza, dava açtıktan sonra Türkiye'ye günübirlik gelip gitmenizi tavsiye ederim. Allah kolaylık versin...
#152
Merhabalar. Bu hususta avukatı ve müvekkilini hukuken zorlayabilecek bir imkan maalesef bulunmuyor. Dolayısıyla avukat veya müvekkili değişikliğe yanaşmadığı sürece yapılabileceğiniz bir şey yok. Konuşarak ikna etmeyi deneyebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#153
Merhabalar. Bahsettiğiniz üreticiye karşı doğrudan icra takibi başlatarak alacağınızı tahsil etme yoluna gidebilirsiniz. Biraz meşakkatli bir süreç. Şayet muhatabınız bir şirket veya esnaf ve sanatkâr ise ve siz de şahsi tüketiminiz için, yani ticari olmayan sebeplerle sipariş verdiyseniz, öncelikle ikamet ettiğiniz yerdeki veya satıcının bulunduğu ildeki tüketici hakem heyetine de müracaat edebilirsiniz. Tüketici hakem heyetinden lehinize bir karar alırsanız, bu karar tıpkı bir mahkeme kararı gibi ilamlı icra takibine konu edilir; böylelikle itirazlarla uğraşmadan icra takibini borçlu hakkında kesinleştirmiş olursunuz. Tüketici hakem heyetiyle ilgili 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun ilgili maddeleri aşağıdadır. Allah kolaylık versin...





BAŞVURU
Madde 68 – (1) Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.

(2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.

(3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.

(4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında on Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.

(5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir.

İNCELEME
Madde 69 – (1) Tüketici hakem heyetleri uyuşmazlık konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi taraflardan, ilgili kurum veya kuruluşlardan isteyebilir.

KARAR VE KARARA İTİRAZ
Madde 70 –(1) İl ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiği kararlar tarafları bağlar. (Ek cümle: 10/09/2014-6552 S.K./140. md) Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.

(2) Tüketici hakem heyeti kararları 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edilir. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.

(3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.

(4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.

(5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

(6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir.

(7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise, tebligat ve bilirkişi ücretleri 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre karşı taraftan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir
.
#154
Merhabalar. Paylaşılan yazı içeriğinin hakaret, iftira, vs. gibi suç unsuru taşıyıp taşımadığını belirtmemişsiniz. Şayet ağır da olsa eleştiri mahiyetinde bir yazı ise yapabileceğiniz bir şey yok maalesef. Suç uunsuru olduğunu düşündüğümüzde ise... Maalesef twitter bu tür bilgileri adli makamlara iletmek noktasında çok isteksiz davranıyor. Dolayısıyla büyük ihtimalle bu yolla bir netice elde edemeyeceksiniz ama siz böyle bir durumda yine de konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunun ve bu sayfada yazılanlarla her ne kadar soyad belirtilmemiş olsa da şahsınızın hedef alındığını dilekçenizde varsa delillerinizle birlikte ikna edici bir şekilde izah edin. Allah kolaylık versin...
#155
Merhabalar. Bahsettiğiniz şekilde babanızın bir çocuğuymuş gibi bebeğinizi nüfusa kaydedemezsiniz, hukuken mümkün değil. Bununla birlikte, şayet çevrenizde güvendiğiniz ve böyle bir şeyi kabul edecek reşit bir erkek varsa, kendi adına nüfusa kaydettirebilir. Siz her ne kadar babasını kaydetmek istemediğinizi belirtseniz de doğru olan, babalık davası açıp bunun neticesinde nüfusa babasının adını yazdırmanızdır. Zira bir çocuğun nesebinin doğru olarak tespiti çok önemli. Çocuğunuzun gerçek babasını bilmeye ve kimliğinde de bunu taşımaya hakkı olduğunu ve sizin bunun aksine bir davranışla çocuğunuzun bu hakkını adeta gasp etmiş olacağınız hususunu geçiyorum... Şöyle bir düşünün: Bir süre sonra öldünüz ve çocuğunuz babasıyla ve çocuklarıyla gerçekte kim olduklarını bilmeden bir şekilde tanıştı ve yine gerçekte kardeşi olduğunu bilmeden kardeşiyle evlenmeye karar verdi?! Ayrı şehirlerde ve hatta ayrı ülkelerde yaşasanız bile hiç olmayacak şeyler değil bunlar. Dolayısıyla doğru olan şey, babasının adına çocuğun nüfusa kaydedilmesidir. Kayıt yapıldıktan sonra siz babasından ne babalık yapmasını ne de mali açıdan destek olmasını beklersiniz; orası sizin bileceğiniz bir husus. Allah kolaylık versin...
#156
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun. Kendinizi bu kadar suclamayın, bahsettiğiniz olaydan bin beter ne hadiseler yaşanıyor dünyada; sizinkisi devede kulak bile değil ve herkesin düşebileceği türden bir hata. Burada iki şey yapabilirsiniz:
1) Başından beri zaten koyun falan alınmamışsa, akrabanız hakkında dolandırıcılıktan savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
2) Akrabanıza karşı alacağınızı tahsil etmek için icra takibi başlatabilirsiniz. Şayet akrabanız takibe 7 günlük süre içinde itiraz ederse, bu sefer itirazın iptali davası açmanız gerekecektir. Bütün bunları kendiniz de yapabilirsiniz, avukat tutmanız şart değil. Allah kolaylık versin...
#157
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun. Burada sizin yapmanız gereken şey, kiracınıza karşı icra takibi başlatmaktan ibarettir. Maalesef siz dolandırıldığınıza inansanız da hukukun "dolandırıcılık" kavramına yüklediği anlam farklı. Dolayısıyla yaptığınız suç duyurusuyla ilgili suç oluşmadığı, konunun hukuki uyuşmazlığa ilişkin olduğu gerekçesiyle savcılık tarafından takipsizlik kararı verilecektir. Yukarıda belirttiğim gibi, icra takibi başlatarak alacağınızı tahsil etmeye çalışın. Bu tür kişilerin genelde malvarlığı da pek bulunmaz gerçi ama yapacağınız da maalesef başka bir şey yok. Allah kolaylık versin...
#158
Merhabalar. Sorularınızın cevapları:
1) Tefecilik, Türk Ceza Kanunu'nun aşağıda tam metni bulunan 240. maddesine göre suç teşkil eder; dolayısıyla suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Dilekçenizde şahit göstermeyi unutmayın.
2) Onun yerine menfi tespit/istirdat davası açmanızı tavsiye ederim. Allah kolaylık versin...




Madde 241 - (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
#159
Merhabalar. Şerhin silinmesi için tapuda isimleri geçen bu şahısların yasal mirasçılarına karşı dava açmanız gerekir. Siz ölü olduğunu ve yasal mirasçılarını bilmediğinizi belirtip tapuda ismi geçen şahıslara karşı davayı açın, mahkeme nüfus kaydını çıkartarak yasal mirasçılarını tespit eder. Allah kolaylık versin...
#160
Merhabalar. Ürün sattığınız müşteri garantide ne tür bir sorun yaşamış? Yani sizin itham edildiğiniz husus tam olarak nedir? Konuyu izah ederseniz yardımcı olmaya çalışırız.