Haberler:

deneme

Ana Menü
Menü

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır. Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz.

İletileri Göster Menü

Mesajlar - kilimanjaro

#201
Merhabalar. Ev sahibinizin istediği şey, kaçak daireye ayrı saat takılması ve bu yönde abonelik tesisi değil; yine iki ayrı daire tek sayaca bağlı olmaya devam edecek, sadece aboneliği yenilemiş olacaksınız anladığım kadarıyla. Diğer kiracının itirazı makul fakat bu durumla ilgili ceza kesilmesi halinde fiili kullanıcılar olarak sizlerde zarar görebilirsiniz. Öte yandan ev sahibiniz ha deyince sizi evden çıkartamaz, endişe etmeyin. Siz ödemelerinizi aksatmadığınız sürece de sizi çıkartabilmesi mümkün değil. Ödemelerinizi banka kanalıyla yapmaya özen gösterin. Gerisi size kalmış. Ya ikide bir tartışacağınız bir ev sahibiyle yola devam edeceksiniz ya da  ev değiştirmenin tüm zorluklarına katlanıp ilk fırsatta başka bir yere taşınacaksınız. Sınavlarda başarılar diliyorum, Allah kolaylık versin...
#202
T.C
YARGITAY
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2014 / 5205
KARAR NO: 2014 / 7062
KARAR T.: 06.05.2014

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı İ. Y. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000 TL değer kaybı ile 2.891 TL araç kiralama bedelinin 4.1.2012'den işleyecek yasal faizi tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 2.891 TL araç kiralama bedelinin 4.1.2012'den, 6.000 TL değer kaybının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı İsmail den tahsiline, davalı sigorta hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı İsmail vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı İsmail vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç kiralama bedeli istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "sigortanın kapsamı" başlıklı A.1.maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararını da ZMSS teminatı kapsamındadır.

Dairemizce de benimsenen HGK.'nun 4.11.2009 tarih ve 2009/16-428 esas 2009/483 karar sayılı ilamı gereği; değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmadığı hükmü sadece davalı (işleten) İ. vekili temyiz etmiş, davacı tarafında temyiz edilmemiştir. Müteselsil sorumluluk hükümlerinin geçerli olduğu iş bu davada davalı vekilinin, davalılar arasındaki rücu ilişkisinde aleyhine sonuç doğuracak nitelikte olan hükmü temyiz etmekte hukuki yararı mevcuttur. Bu sebeple iş bu dava yönünden icrai nitelikte olmasa da davalılar aracındaki iç ilişki yönünden dava konusu değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunun tespiti gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı İ. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle aynı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı İ. Y.'e geri verilmesine 06.05.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.
#203
Merhabalar. Teminat mektubu muhataba hitaben düzenlenir. Kendisine garanti verilen kişiye "muhatap", lehine teminat mektubu verilen bankanın kredili müşterisine ise "lehdar" denilir.  Bankalar, teminat mektupları ile asıl sözleşmenin alacaklısı olan muhataba, borçlu konumunda olan lehdarın edimini hiç veya gereği yerine getirmediği takdirde ortaya çıkabilecek zararları mektupta yazan bedel ölçüsünde karşılamayı taahhüt etmektedirler. Teminat mektuplarıyla ilgili piyasada en sık görülen şablon, muhatabın bankaya yönelteceği tazmin talebine ilişkin ilk yazılı beyanında bankanın mektup bedelini kayıtsız şartsız ödemesi gerektiğini ifade eden şablondur. Bununla birlikte bu işler elbette karşılıklı anlaşmaya bağlıdır, dolayısıyla daha farklı bir şablon üzerinde de anlaşma sağlanabilir ancak banka teminat mektupları genellikle herhangi bir mahkeme kararına veya borçlunun rızasının alınmasına gerek olmaksızın, garanti alan muhatabın ilk yazılı talebinde derhal ve gecikmeksizin ödenme taahhüdünü içerdiklerinden dolayı tercih edilmekte olduğundan, bahsettiğiniz riskleri banka teminat mektuplarında bertaraf edebilmeniz maalesef çok zordur. Bunun yerine çalıştığınız firma ya ipotek vermeyi teklif edebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#204
Alıntı yapılan: defne - 22 Aralık 2014, 01:20:01
Bizde 2 televizyon ve 2 ayrı koltuk takımı var ama faturaları duruyor fatura hacizli kişinin üzerine olmadığı sürece alamazlar öyle değil mi?

Faturaları daima elinizin altında, hemen ulaşabileceğiniz bir yerde olsun. Şayet hacze gelirlerse evde kardeşinize ait bir şey olmadığını, eşyaların faturalı olduğunu ve haczedilemeyeceğini söyleyin ve haczetmek isterlerse de mutlaka bu yöndeki itirazınızı zabta geçirin, keza faturaların bir örneğini verdiğinizi de zabta geçirin. Bu itirazınız, hukuk dilinde "istihkak iddiası" olarak adlandırılır. Alacaklı taraf şayet bu iddianızı kabul etmezse, dosya icra müdürlüğü tarafından bu hususta karar verilmesi için icra mahkemesine gönderilir ve mahkeme genellikle dosya üzerinden, yani duruşma yapmadan ihtilafı karara bağlayarak icra takibinin devamına veya talikine (ertelenmesine) şeklinde karar verir ve bu kararı taraflara tebliğ eder. Bu aşamadan önce sizden bir miktar teminat yatırmanız da istenebilir. İşin özü; hacze gelinmesini muteakip icra müdürlüğünden veya mahkemeden evinize gönderilecek olan tebligatlara karşı çok dikkatli olmanız gerekecek. İcra Hukukunda süreler genellikle 7 gün şeklinde çok kısa bir süreye bağlanmış olduğundan, tebligatlara karşı yapılması gereken işlemleri hemen yapmalısınız. Yasal mevzuatı BURADAN okuyabilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#205
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun. Bahsettiğiniz para cezasını hemen yatırmış olsaydınız dahi suç sicilinize işlenmiş olacaktı; dolayısıyla geç yatırmış olmanızın adli sicil kaydı açısından hiçbir etkisi bulunmuyor. Adli sicil kaydıyla ilgili mevzuat hükümlerine BURADAN ve nasıl silineceğine ilişkin açıklamalara ise BURADAN ulaşabilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#206
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun. Borç ödenmediği sürece bu sıkıntılı durumdan maalesef kurtulamazsınız. Evinize haciz için gelinebilir fakat İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklik sebebiyle çok büyük bir sıkıntı yaşamazsınız. Ev hacziyle ilgili detaylı bilgi için buraya TIKLAYINIZ. Allah kolaylık versin...
#207
Merhabalar. Son zamanlarda bu türden şikayetler giderek yaygınlaşmaya başladı. Peki bu duruma karşı ne yapılabilir? Size tavsiyem, öncelikle zararınızı belgelemeye çalışın. Herşeyden önce Tüvtürk'e noter kanalıyla ihtarname göndererek bu yanlışlığın düzeltilmesini ve zararınızın giderilmesini talep edebilirsiniz. Bunun akabinde satış aşamasında da örneğin alıcıyla anlaşmak üzereyken alıcı 5664'ten sms'le hasar sorgulaması yaptı ve gelen cevapta aracın kilometresinde oynama yapıldığına ilişkin bilgiler olduğu gerekçesiyle almaktan vazgeçti veya siz bu sebeple fiyatı düşürmek zorunda kaldınız; bu tür durumları olabildiğince belgelemeye çalışın. Keza internet ilanınızda bu durumdan bahsedin ve ilanınızı daha sonrada yazıcıdan çıktı alabilecek şekilde kaydedin. Elinizde mağduriyetinizi belgeleyecek ne kadar çok bu tarz deliller olursa, Tüvtürk'ten o kadar çok talepte bulunabilirsiniz. Özetle bu durum karşısında maalesef sıkıntı yaşayacaksınız, buna mukabil size bu sıkıntıları yaşatan şirkete karşı zararınızın tazmini için maddi-manevi tazminat davası açma hakkına da sahip olacaksınız. Davayı kazanabilmeniz için yukarıda belirttiğim gibi zararınızı olabildiğince çok belgelemeniz gerekiyor, çünkü davada ispat külfeti sizde olacak. Allah kolaylık versin...
#208
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun, annenize Allah şifa versin. Anlattığınız olayda kusur durumu çok önemli. Çarpan kişileri olaydaki kusuru ölçüsünde sorumlu tutabilirsiniz. Bu olayla ilgili olarak savcılık tarafından soruşturma başlatılmıştır. Kazanın yaşandığı yerin bağlı olduğu adliyeye giderek savcılık hazırlık kaleminden annenizin TC kimlik numarasıyla sorgulama yaptırıp soruşturma numarasını ve dosyaya bakan savcıyı öğrenin ve müsaade alabilirseniz dosyayı inceleyerek çarpan kişilerin kusur durumunu öğrenmeye çalışın. Elde edeceğiniz bilgilere göre çarpan kişilerin aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabilirsiniz. Bu davada örneğin maddi ve manevi zararınız toplamda 50.000 TL olarak mahkemece tespit edilir ve çarpan kişilerin kusuru da %30 olarak kabul edilirse, 50.000 TL'nin %30'u olan 15.000 TL'nin çarpan kişilerden tahsiline dönük hüküm kurulacaktır. Keza çarpan kişilere karşı açılacak olan ceza davasında da yine kusur durumu dikkate alınarak hüküm verilecektir. Allah kolaylık versin...
#209
Merhabalar. Anlattığınız olayda haklısınız ve bu olayın yaşanmasında sizin bir kusurunuz da bulunmuyor. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu anlamında aranızda sözleşme ilişkisi kurulmuş bulunuyor. Hak talebinizi internet sitesi dışında otele ise yöneltemezsiniz. Dilerseniz internet sitesinin Türkiye temsilciliklerine karşı tüketici hakem heyetine müracaat edebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#210
Merhabalar. Öncelikle borçlu bile olsanız elbette kimsenin size durduk yerde bağırmaya hakkı olamaz. Bunun gibi sürekli telefon ederek rahatsız etmeye de hakları yok, zira borçlu olan doğrudan siz değilsiniz, eşiniz. Hele hele henüz icra takibi bile yapılmadan hacze geleceğim, muhafaza yapacağım türünden gözdağı vermeler, açıkça bir hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu durumu baroya bidirerek ilgili avukat hakkında şikayetçi olabilirsiniz. Şayet olaylar bu şekilde devam eder ve durumdan iyiden iyiye rahatsız olursanız, avukata karşı manevi tazminat davası dahi açabilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#211
Alıntı YapSelam, vermiş olduğunuz bilgiler için teşekkürler. Sormak istediğim, bu borçla ilgili hiçbir ödeme yapılmadığını biliyorum.Daha önce yurt dışında yaşıyordum. Son üç yıldır ikametgahım tr.de ve burada yaşıyorum. Şu ana kadar herhangi bir bildirim tarafıma ulaşmadı. Bu durumda zaman aşımı olmuşmudur? Olmuşsa eğer, nasıl öğrenebilirim ve yapmam gereken herhangi bir işlem var mı? Saygılarımla

Zamanaşımı oluşup oluşmadığını anlamak için hakkınızda başlatılan icra takip dosyasını incelemek gerekir. Bu inceleme yapılmadan bir şey soylemek mümkün değildir. Durumu bir nebze olsun berraklaştırabilmek için KKB risk raporu alma yoluna gidebilirsiniz. Konuyla ilgili detaylı bilgi için LÜTFEN TIKLAYINIZ.
#212
Merhabalar. Bahsettiğiniz şeyin birçok riski var, dolayısıyla böyle bir şeyi tavsiye etmem. Bahsettiğiniz durumların yanı sıra mülkiyet akrabanızda olacağından, akrabanız icralık olsa arabaya haciz gelmesi ve satılması bile söz konusu olabilecektir. Allah kolaylık versin...
#213
Merhabalar.

Alıntı YapBuna göre imzasını taklit etmekten dolayı suç işlemiş olur muyuz? Bu durum mahkemeye intikal eder mi? İntikal ederse cezası ne olur? İmzayı kimin attığına dair adli inceleme yapılır mı?

Suç işlemiş olursunuz. Türk Ceza Kanunu'nun aşağıda tam metni bulunan 207. maddesine göre hakkınızda ceza davası açılabilir. İş savcılığa intikal ederse, savcılık ve/veya mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılarak sahte imzanın kim tarafından atıldığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Elbette bu iş çok kolay olmayacak, belki de imza sahibi tespit edilemeyecektir. İmza sahibi tespit edilemezse ceza almazsınız. Durum özetle bu şekilde. Allah kolaylık versin ve bir daha da yanlışa düşürmesin...



    ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK

    Madde 207 - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
#214
Merhabalar. Hakkınızda açılan dava ceza davası mıdır, hukuk davası mıdır? Şirket dava açtı dediğinize göre tazminat davası olmalı. Eğer öyleyse, yani savcılığa suç duyurusunda bulunulmamış ve yalnızca tazminat davası açmakla yetinilmişse, borcu bir an evvel ödeyip işverenle helalleşin. Suç duyurusunda bulunulmuş ve bunun sonucunda da ceza davası açılmışsa, çözüm yine aynı: Borcu bir an evvel ödemek. Böylelikle hakkınızda yasal indirimler en üst seviyeden uygulanacak, duruma göre alabileceğiniz ceza, sicilinize hiç işlemeyecek hale de gelebilecektir. Allah kolaylık versin...
#215
Merhabalar. Sizin kefaletiniz tamamen borca bağlı. Yani borç ne zaman zamanaşımına uğrarsa, kefaletiniz de o zaman sona erer. Bahsettiğiniz borç için 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur. Bu süre, borcun tahsilatıyla ilgili olarak yapılan  son işlem tarihinden itibaren başlar. Bu kapsamda yapılan her yeni işlem, 10 yıllık süreyi yeniden başlatır. Durum özetle bu şekilde. Allah kolaylık versin...
#216
Anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla aranızda hiç sözleşme kurulmamış. Bir an için sözleşmenin kurulmuş olduğunu varsaysak bile aşağıda tam metni bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun 1434. maddenin ikinci fıkrası gereğince sigortacı sözleşmeden caymış kabul edilecektir. Dolayısıyla her iki durumda da ödemeniz gereken bir borç bulunmuyor. Allah kolaylık versin...



Madde 1434- (1) 1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur.

(2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.

(3) İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır.

(4) Bir sigorta dönemi içinde sigorta ettirene iki defa ihtar gönderilmişse sigortacı, sigorta döneminin sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir. Can sigortalarında indirime ilişkin hükümler saklıdır.
#217
Merhabalar. Türk Medeni Kanunu anne yönünden nesebin sahih olduğunu kabul ettiğinden, babalığın tespitinde olduğu gibi annenin reddi veya soybağının düzeltilmesi türünden bir dava açılması imkanı yoktur. Bu sebeple nüfus müdürlüğüne ve diğer ilgililere karşı nüfusta anne isminin düzeltilmesi ve annenin nüfus kütüğüne kaydı davasının açılması gerekir. Dava nufüsta anne adının düzeltilmesi ve tespit niteliğinde olduğundan, herhangi bir süreye tabi değildir; yani her zaman açılabilir. Davada nüfus müdürlüğü, baba, gerçek anne, nüfusta anne olarak gösterilen kişi (yani siz) ve çocuk taraf olacaktır. Davayı kim açarsa davacı o, digerleri ise davalı olacaktır. Çocuk 18 yaşından küçük olduğundan, açılan bu dava doğrudan doğruya haklarını etkilediğinden (mirasçılık vesaire) ve çocuğun hakları diğer tarafların haklarıyla menfaat çatışması içinde olduğu kabul edileceğinden, bu davada çocuğa mahkemece kayyum tayin edilecek ve çocuğu davada bu kayyum temsil edecektir. Tüm davalarda olduğu gibi avukatsız olarak bu davanın da açılması ve takip edilmesi mümkündür ancak pek de kolay değildir. Takdir sizin. Öte yandan, olayın bir de cezai yönden sorumluluğu da söz konusu. Bir babanın başkasından olan çocuğunu resmi nikahlı karısının nüfusuna kaydettirmesi resmi evrakta sahtecilik ve soybağını değiştirme suçunu da teşkil eder ve Savcılığa suç duyurusu yapılması veya savcılığın kendiliğinden olaydan haberdar olması halinde hem hatalı kaydı bilerek yaptıran koca hem de annelik kaydının hanesinde olmasını kabul eden ve itiraz etmeyen resmi nikahlı eş hakkında ceza davası açılabilir. Allah kolaylık versin...
#218
Merhabalar. Bahsettiğiniz olayın benzerini son yıllarda çokça duymaya başladık. Bu konuyla ilgili olarak hatırladığım en eski örnek, linkteki haber konusu olay. Sorularınıza gelirsek:
1) Alıcı iyi niyetliyse, yani bu durumu bilmiyorsa ve kendisinden bilmesi de beklenmiyorsa (mesela yakın akrabalık gibi bir durum yoksa), alıcı hiçbir sorun yaşamaz.
2) Üstteki cevap, alıcının bir başkasına taşınmazı satması durumu için de geçerlidir.
3) Yakınınıza karşı alacaklılar tarafından davalar açılabilir ancak yakınınızın malvarlığı olmazsa (eşinden gelenleri dava öncesinde başkalarına satar ve parasını da bitirirse), alacaklıların yapabileceği birşey de olmaz; böyle bir durumda alacaklıların alacak tahsilatı ahirete kalır, yakınınız da vefat eden eşi gibi kul hakkıyla öte tarafa göç eder. Bu türden hesapları öte tarafa birakmamanızı naçizane tavsiye ederim.
4) Avukatın talep edebileceği ücret, avukattan avukata değişir...
#219
Merhabalar. Bahsettiğiniz poliçe, sigorta poliçesi midir, öyleyse ne tür bir sigorta? Ayrıca poliçeyi kabul ettiğiniz gün ile ödeme yapmayacağınızı bildirdiğiniz zaman arasında kaç gün vardır?
#220
Alıntı yapılan: bertold - 26 Kasım 2014, 15:28:28
sevgili dostum al sana benim durumum için örnek

ben devlet memuruyum..bir dönem (1 sene ) memurluğu bırakıp ticarete girmek gafletinde bulundum)
bu süre zarfında açtığım iş yerleri için kullandığım krediler+kredi kartları, senetli borçlar ,telekom ve telekomünikasyon hatları (turkcell avea)  v.s olmak kaydı  ile toplam 26 tane  icra dairesinde adıma açılmış icra dosyası var..bunlardan 9 tanesi şu an  çalıştığım kuruma maaşımdam kesinti için yazı göndermiş ve kesinti için sıraya girmiş durumdalar. (toplam borcum  280 bin tl'yi geçiyor bu arada)
merak ettiğim sıraya giren ve kesilen borçlarla ilgili olarak bir sonraki sırada bekleyen alacaklı beklerken  faiz işletirmi. 2,3,4,5. ....sıradakiler bu süre zarfında nasıl bir bekleme içinde olurlar...

Maaş haczinde sıraya giren ve henüz maaş haczi yapmadığı için sıraya girmemiş olan tüm dosyalarda borç tamamen kapayıncaya kadar faiz işlemeye devam edecektir maalesef.