Haberler:

Hukuk Forumumuza Hoşgeldiniz

Ana Menü
Menü

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır. Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz.

İletileri Göster Menü

Mesajlar - kilimanjaro

#41
Merhabalar. Tüketici hakem heyetine müracaat ederek ödediğiniz bedelin iadesini talep edebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#42
Merhabalar. İcra ihalesinde taban fiyat, muhammen bedelin %50'si + satış masraflarıdır. Yani alıcı çıkmazsa alacaklı %50 + satış masraflarına gayrimenkulü satın alma hakkına sahip olur. Elbette birileri ihaleye iştirak ederse, ihale bedeli bu oranın çok üstüne çıkabilir. Sizin olayınızda da ihale bedeli fena değil... Allah kolaylık versin...
#43
Merhabalar. Faydası olabilir, denemenizde fayda var. Allah kolaylık versin...
#44
Sizin ihbarınız üzerine polis gerekli araştırmayı yapmak zorundadır. Bu araştırma sonucunda bir suç işlendiğini tespit ederse, ilgili şahıs hakkında kamu davası açılır, merak etmeyin. Bahsettiğiniz suçun bir mağduru kredi kartının sahibi ise, bir diğer mağduru da bankadır ve bankalar bu tür olayların peşini bırakmaz. İhbarınızla ilgilenilmediğini yazmışsınız. Söz uçar, yazı kalır demişler. İhbarınızı yazılı olarak https://www.egm.gov.tr/Sayfalar/Ihbar.aspx adresinden yapabilirsiniz. İhbarda bulunmadan evvel bu kişinin gerçekten suç işlediğine emin olmanızda da yarar var. Zira her ne kadar bu şahıs (ispatlayamayacağınız şekilde) size itirafta bulunmuşsa da gerçekte bahsettiği türden bir suçu hiç işlememiş olabilir. Etrafa hava atmak, kendisini önemli ve değerli veya tehlikeli bir kişi olarak göstermek gibi saçma sapan amaçlarla böyle bir yalana sığınmış olabilir. Gerçekte suç işlememiş bir kişi hakkında şikayetiniz, hakkınızda iftira atıldığı yönünde bir karşı şikayeti tetikleyebilir ve bu durum sizi sıkıntıya sokabilir. Türk Ceza Kanunun iftira suçunun düzenlendiği 267. maddesinin ilk fıkrası şu şekildedir:

Madde 267 - (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu hususa dikkat. Yapmak istediğiniz şey çok önemli ve değerli olmakla birlikte bu hususu da dikkate almanızı tavsiye ederim. Allah kolaylık versin...
#45
Merhabalar. Şahsın size yönelik şikayetinde iftira veya hakaret şeklinde ifadeler yoksa, yapabileceğiniz bir şey yok maalesef. Allah kolaylık versin...
#46
Merhabalar. Mahkemenin bu talebi kabul etme ihtimali zayıf. Siz açılan davaya mutlaka cevap dilekçesi vererek eski eşinizin zaten ilgili bir baba olmadığını mahkemeye izah edin ve bu hususta şahit gösterin ve şahitlerinizin de dinlenilmesini talep edin. Yani açılan davayla ilgilenmezlik etmeyin sakın. Allah kolaylık versin...
#47
Alıntı yapılan: yasarkose - 10 Haziran 2016, 14:05:37
Merhaba,
1998 yılında iflas eden ve TMSF ye devredilen İnterbank kredi kartı borcum nedeniyle hemen hemen her 2 senede bir tarafıma icra takibi başlatılmaktadır.
Borcu ödediğimi gösterir dekontları ibraz ettiğimde takip kaldırılmaktaydı.
Fakat 2014 kasım ayında gönderilen icra takibine süresi içinde itiraz etmeme rağmen aracıma haziran 2015 te haciz konuldu.
Bu güne kadar da kaldırılmadı.
Aracı satmak istesem satamıyorum. Bu hacizi kaldırmak için ne yapabilirim. Kendiliğinden kalkma süresi yok mudur?
Yardımlarınızı rica ediyorum.
Saygılarımla,
Yaşar KÖSE

Merhabalar. Süresi içinde yapılan itiraz üzerine icra takibi durur. Duran icra takibinin devamı için alacaklının dava açıp itirazı iptal ettirmesi gerekir. Bence siz vaktiniz müsaitse ve size uzak değilse dosyanızın bulunduğu icra müdürlüğüne giderek dosyanızı inceleyin. Yapılan bir hata varsa, sözlü müracaatınız bile yeterli olacak ve haciz kaldırılacaktır. Hata yoksa, araç üzerine haciz konulduktan sonra altı aylık süre içinde alacaklının satış talebinde bulunup satış avansı yatırması gerekli olduğundan ve bu yapılmadığı takdirde haciz hukuken düşmüş olacağından, bu durumu araştırın; şayet haciz düşmüşse, bu durumu belirtir yazılı talebiniz üzerine icra müdürlüğü, konulan haczin fekki (kaldırılması) yoluna gidilecektir. İcra müdürlüğü borçlunun talebi olmadan (hukuken haciz düşmüş olsa bile) kendiliğinden araştırma yapıp haczi düşürmez, bilginiz olsun. Allah kolaylık versin...
#48
Alıntı yapılan: ali51 - 05 Mayıs 2015, 16:51:28
2000'de ETİBANK dan 1.391 USD Kredi kulladım(Bilgisayar aldım) borcumu her ay dolar olarak bankaya yatırdım.Borcum bitti. 2002'de krizden dolayı ETİBANK battı. TMSF bankayı TOPRAKBANK devretti.2004 yılında TOPRAKBANK ın avukatı 1.997 USD borcum olduğunu bildiren bir yazı gönderdi.Bende kalktım niğde den kendisinin yanına eşimle beraber giderek ETİBANKa ödediğim paraların dekontunu avukata ibraaz ettim.ETİBANK BDDK ile iletişime geçerek beni tekrar borcum olup olmadığını araştırma sonucunda benim borclu olmadığımı hatta 125 USD fazla ödediğimi bu paranında ŞEKERBANK NİĞDE Şubesine yatmış olduğunu telefonla BDDK yetkilisi telefonda tarafıma bildirdi.Yanlız ben avukattan herhangi bir borcum olmadığına dair bir yazı almadım.Oda bana böyle bir yazı vermedi.Taa ki 2015 2Nisana kadar TMSF'nin avukatı OSMAN ÇETECİ dosyamı borcumun açık olduğunu görerek tekrar tarafıma icra yazısı takipi göndermiş.Kendisindeki dosyamda benim ödediğim makbuzların fotokopileri mevcuttur.Dosyam tam incelenmeden 1yıl önceki avukatın hatası dosyayı kapatmaması nedeni ile dosya tekrar açılmış tarafıma borc çıkarılmıştır.Riskmerkezinden aldığım risk raporuna göre 10yıllık geriye dönüş raporunda BDDK risk raporunda hakkımda herhangi bir olumsuz ve ödenmemiş borc bulunmamaktadır artı ŞEKERBANK dan aldığım BDDK tarafından yatırılmış 125 USD para makbuzu ve risk raporu ektedir.

Merhabalar. Öncelikle size icra müdürlüğünden ödeme emri geldiyse, bu ödeme emrine karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük süre içinde burcunuzun olmadığına ve yapılan icra takibine itiraz ettiğinize ilişkin yazılı dilekçeyle dosya numarasını da belirterek ilgili icra müdürlüğüne müracaat etmeniz gerekiyor. Bu itirazınız yapılan icra takibini durdurmaya yetecektir. Şayet itiraz süresini kaçırdıysanız, avukatla yeniden görüşerek yapılan hatayı izah edin ve burcunuzun olmadığına dair tarafınıza yazı verilmesini, aksi halde yasal yollara müracaat edeceğinizi belirtin. Talebinizi kabul etmezlerse, konuyla ilgili dava açmanız gerekecektir. Allah kolaylık versin...
#49
Merhabalar. Açılan bu dava neticesinde mahkeme tarafından araç satışı muvazaalı kabul edilebilir. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye BURADAN ulaşabilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#50
Merhabalar. Muhtemelen beraat etmişsinizdir. Gerekçeli karar yazılıp tebliğe çıkartılacak ve kimse temyiz etmezse, tebliğ tarihleri dikkate alınarak kararın kesinleştiğine mahkemece karar verilecektir. Kararın kesinleşmesi için ne kadar zaman geçeceği sorusunun cevabı, tebliğ sürelerine ve kararın temyiz edilip edilmeyeceğine bağlı olduğundan, bu hususta süre vermek mümkün değildir. Allah kolaylık versin...
#51
Merhabalar. Çin, ekonomisi sürekli büyüyen, dünyada giderek ağırlığı daha fazla hissedilen çok önemli bir ülke. Çinli firmaların Türkiye'de de yatırımları var ve giderek te artıyor. Çince öğrenmek, geleceğe yatırım olur diye düşünüyorum. En önemli artısı da şu olur: Çince bilen hukukçuların ilkleri arasına girmek ve bu alanda isim yapmak... Şimdiden başarılar...
#52
Merhabalar. Öncelikle geçmiş olsun. Bahsettiğiniz dava, ceza davası. Ortada kasıt olmadığı için bu dava neticesinde sanığın önemli sayılacak bir ceza alma ihtimali yok. Bu davada sadece işin suç ve ceza yönüne bakılacaktır; tazminat boyutu için ayrı bir davanın açılması gerekiyor. Bunun için avukat tutma imkânınız varsa bir avukatla anlaşmanızı, maddi imkanınız yetersizse ve bu yetersizliği belgeleyebilecek durumdaysanız, bulunduğunuz ilin barosuna gidip ücretsiz adlı yardım kapsamında olayla ilgili avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz. Allah kolaylık versin...
#53
Merhabalar. Babalık testi yerine çocuğun anneye ait olup olmadığı yönünden test yaptırmanız daha münasip ve ikna edici olurdu... Sorularınızı kısaca cevaplamak gerekirse;
1) Babalık testini de ekleyerek hastaneye noter kanalıyla ihtarname gönderin ve derhal yapılan yanlışlığın düzeltilmesini isteyin.
2) Evet.
3) Evet.
4) Rakam konusu önemli. Olayın başından sonuna gelişimi masaya yatırılıp değerlendirilmeli. Bunu bir avukatla görüşmeniz en sağlıklı yol olacaktır. Allah kolaylık versin...
#54
Alıntı yapılan: carmack - 26 Mart 2016, 12:02:51
... hapis cezası sadece icra memuru ve avukat geldiği zaman ödeme sözü verilip imza attırılıp ödeme yapılmazsamı olur. Yoksa ben zaten yapılandırma için 3 kere bankaya imza attım ödeme yapmadım diye hapis cezam olurmu.

Merhabalar. İcra takibi başlamadan önce yapmış olduğunuz yapılandırmaları ihlal etmeniz halinde hapis cezasıyla ilgili endişe duymanıza lüzum yok. İcra ve İflas Kanunu'ndaki konuyla ilgili hükümler aşağıdadır. Allah kolaylık versin...



    TAKSİTLE ÖDEME:

    Madde 111 - Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeği taahüt eder ve birinci taksiti de derhal verirse icra muamelesi durur.

    Şu kadar ki borçlunun kafi miktar malı haczedilmiş bulunması ve her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır.

    (Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./26. md.) Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması halinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar.

    (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/13 md.) Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder.

     BORÇLUNUN ÖDEME ŞARTINI İHLALİ HALİNDE CEZA:

    Madde 340 (Değişik madde: 06/06/1985 - 3222/41 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./11.mad)
    111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.
#55
Merhabalar. Ceza Hukukunda esasen ilk alınan ifadeler her zaman öncelikli olarak dikkate alınır. Yani ilk ifade ile sonraki ifadeler çeliştiğinde, değişen ifadeleri destekleyen önemli deliller olmadığı sürece ilk ifadeler dikkate alınır. Durum böyle ancak bahsettiğiniz deliller önemli. Kamera görüntüleriyle de desteklenebilirse, sorun yaşamazsınız diye düşünüyorum. Yalnız kamera görüntüleri hususunda acele etmelisiniz. Zira güvenlik kameralarının çektiği görüntüler genellikle bir aylık süre geçtikten sonra silinir. Siz öncelikle hiç vakit kaybetmeden cumhuriyet başsavcılığına dosya numaranızı belirterek olay anını gösteren kamera görüntülerinin ilgili iş yerinden getirtilmesini ve şahidinizin adresini belirterek bu kişinin dinlenmesini talep edin. Bununla da yetinmeyin, ilgili iş yerindeki yetkililerle temas kurarak olay anını gösteren kamera görüntülerini almaya çalışın; zira savcılık emniyete talimat verecek, emniyet işi sıraya alıp harekete geçecek... O zamana kadar görüntülerin silinmesi ihtimali yüksek... Allah kolaylık versin...
#56
Merhabalar. Binada kat mülkiyeti kurulu mu? Yani tapunuzda bağımsız bölüm numarası mevcut mu?
#57
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.

Kanuna göre, kişisel veriler ancak usul ve esaslara uygun olarak işlenebilecek.

Kişisel verilerin işlenmesinde; "hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma, ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme" ilkelerine uyulması zorunlu olacak.

Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyecek. İlgili kişinin açık rızası aranmaksızın, şu şartlardan en az birinin varlığı halinde veriler işlenebilecek:

KANUNLARDA AÇIKÇA ÖNGÖRÜLMESİ

- Rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin, kendisinin ya da bir başkasının hayatı ve beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması,

- Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması,

- Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması,

- İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.

YETERLİ ÖNLEM ALINARAK İŞLENECEK

Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri "özel nitelikli kişisel veri" sayılacak. Özel nitelikli kişisel verilerin ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasak olacak.

Sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilecek. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ve finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilecek.

Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şart olacak.

Kanunlara uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler, resen veya ilgili kişinin talebi üzerine silinecek, yok edilecek veya anonim hale getirilecek.

Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacak, ancak belirtilen şartlardan birinin bulunması halinde açık rıza aranmadan aktarılabilecek.

Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın yurt dışına aktarılamayacak. Kişisel veriler ancak; kişisel verinin aktarılacağı yabancı ülkede yeterli korumanın bulunması, yeterli korumanın bulunmaması durumunda Türkiye'deki ve ilgili yabancı ülkedeki veri sorumlularının yeterli bir korumayı yazılı olarak taahhüt etmeleri ve kurulun izninin bulunması şartıyla yurt dışına aktarılabilecek.
Kişisel veriler, uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye'nin veya ilgili kişinin menfaatinin ciddi bir şekilde zarar göreceği durumlarda, ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun görüşü alınarak Kurulun izniyle yurt dışına aktarılabilecek.

HERKES KENDİSİYLE İLGİLİ VERİ İŞLENİP İŞLENMEDİĞİNİ ÖĞRENEBİLECEK

Tasarıyla, kişisel verileri işlenen kişinin hakları düzenleniyor. Buna göre; herkes, kendisiyle ilgili kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenebilecek, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep edebilecek, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilebilecek, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmesi halinde bunların düzeltilmesini isteyebilecek, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteyebilecek, kişisel verilerin ilgili kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması halinde zararın giderilmesini talep edebilecek.

Tasarıyla, veri sorumlusunun veri güvenliğinin sağlanmasına ilişkin yükümlülükleri düzenleniyor. Buna göre, veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, bu verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri alacak.

KİŞİSEL VERİLERİ BAŞKASINA AÇIKLAYAMAYACAK

Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu düzenlemedeki hükümlere aykırı olarak başkasına açıklayamayacak, kendi şahsi çıkarları için kullanamayacak. Bu yükümlülük, görevden ayrılmalarından sonra da devam edecek.

Tasarıyla, veri sorumlusuna başvuru yolu düzenleniyor. Buna göre, ilgili kişi taleplerini veri sorumlusuna iletecek. Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç 30 gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracak. Ancak işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi halinde Kurulca belirlenen tarifedeki ücret alınabilecek. Veri sorumlusu talebi kabul edecek veya gerekçesini açıklayarak reddedecek ve cevabını ilgili kişiye yazıyla ya da elektronik ortamda bildirecek.

Başvurusu reddedilen kişi, cevabı öğrendiği tarihten itibaren 30 ve her halde başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde Kurula şikayette bulunabilecek. Kişilik hakları ihlal edilenlerin, genel hükümlere göre tazminat hakkı saklı olacak.
9 ÜYEDEN OLUŞAN KURUL
Kanunla, verilen görevleri yerine getirmek üzere, idari ve mali özerkliğe sahip Kişisel Verileri Koruma Kurumu oluşturuluyor.
Kurum, Başbakanlıkla ilişkili olacak ve merkezi Ankara'da bulunacak. Kurum; Kurul ve başkanlıktan oluşacak. Kurumun karar organı Kurul olacak. Kurum, yıllık faaliyet raporunu Cumhurbaşkanlığına, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna ve Başbakanlığa sunacak.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, görev ve yetkilerini bağımsız olarak yerine getirecek; hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurula emir ve talimat veremeyecek, tavsiye veya telkinde bulunamayacak.
Kurul, 9 üyeden oluşacak. Kurulun beş üyesi TBMM, iki üyesi Cumhurbaşkanı, iki üyesi Bakanlar Kurulu tarafından seçilecek.
Kurul üyesi, herhangi bir siyasi parti üyesi olmayacak.
Kanunla, TBMM'nin, Kurula üye seçimi de belirleniyor.
Buna göre, seçim için, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında belirlenecek üye sayısının 2'şer katı aday gösterilecek ve Kurul üyeleri, bu adaylar arasından her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle TBMM Genel Kurulunca seçilecek. Ancak, siyasi parti gruplarında, Meclis'te yapılacak seçimlerde kime oy kullanılacağına dair görüşme yapılamayacak ve karar alınamayacak.
Kurul üyelerinin seçimi, adayların belirlenerek ilanından sonra on gün içinde yapılacak. Siyasi parti grupları tarafından gösterilen adaylar için ayrı ayrı listeler halinde birleşik oy pusulası düzenlenecek. Adayların adlarının karşısındaki özel yer işaretlenmek suretiyle oy kullanılacak.
Üyelerin görev sürelerinin bitiminden iki ay önce; üyeliklerde herhangi bir sebeple boşalma olması halinde, boşalma tarihinden veya boşalma tarihinde TBMM tatilde ise tatilin bitiminden itibaren bir ay içinde aynı usulle seçim yapılacak.
Cumhurbaşkanı veya Bakanlar Kurulu tarafından seçilen üyelerden birinin görev süresinin bitmesinden 45 gün önce veya herhangi bir sebeple görevin sona ermesi halinde durum 15 gün içinde Kurum tarafından Cumhurbaşkanlığına veya Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere Başbakanlığa bildirilecek. Üyelerin görev süresinin dolmasına bir ay kala yeni üye seçimi yapılacak. Bu üyeliklerde, görev süresi dolmadan herhangi bir sebeple boşalma olması halinde ise bildirimden itibaren 15 gün içinde seçim yapılacak.
Kurul üyelerinin görev süresi dört yıl olacak. Süresi biten üye yeniden seçilebilecek. Görev süresi dolmadan herhangi bir sebeple görevi sona eren üyenin yerine seçilen kişi, yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlayacak. Kurul başkan ve ikinci başkanı, üyeler arasından Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. Kurul üyelerinin görev süresi dört yıl olacak; süresi biten üye yeniden seçilebilecek.
ÜYELER YEMİN EDECEK
Seçilen üyeler, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda, "Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak tam bir tarafsızlık, dürüstlük, hakkaniyet ve adalet anlayışı içinde görevimi yerine getireceğime, namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" şeklinde yemin edecek.
Üyeler, kuruldaki resmi görevlerinin dışında resmi veya özel hiçbir görev alamayacak; dernek, vakıf ve kooperatiflerde yöneticilik yapamayacak, ticaretle uğraşamayacak, hakemlik ve bilirkişilik yapamayacak. Ancak, asli görevlerini aksatmayacak şekilde ders ve konferans verebilecek ve bunların ücretlerini alabilecek.
Üyelerin görevleri sebebiyle işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre yapılacak, soruşturma izni de Başbakan tarafından verilecek.
Kurul üyelerinin süreleri dolmadan görevlerine sonverilemeyecek.
Kurul üyeleri; kendileri, akrabaları, evlatlıkları, eşleri, boşandıkları eşlerini ilgilendiren toplantı ve oylamaya katılamayacak; öğrendikleri sırları açıklayamayacak, kendi yararına kullanamayacak.
UZMAN VE UZMAN YARDIMCISI İSTİHDAM EDİLEBİLECEK
Kişisel Verileri Koruma Kurumunda, uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilecek. Kişisel Verileri Koruma Uzmanı kadrosuna atananlara, bir defaya mahsus olmak üzere bir derece yükseltilmesi uygulanacak.
Kurum personeli, 657 sayılı Kanun'a tabi olacak. Başka kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan uzmanlığına ihtiyaç duyulanların Kurulda görevlendirilmesine imkan sağlanıyor.
Kuruma 195 kadro ihdas ediliyor.
KAPSAM DIŞI TUTULAN KONULAR
Kanunda, düzenleme kapsamı dışında tutulan hususlar da belirtiliyor.
Buna göre, gerçek kişilerin kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetleri; kişisel verilerin resmi istatistik ile anonim hale getirilmek suretiyle araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlarla işlenmesi; kişiselverilerin milli savunmayı, milli güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği veya kişilik haklarını ihlal etmemek kaydıyla sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla veya ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi kapsam dışında tutuluyor.
Kişisel verilerin milli savunmayı, milli güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görevli ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi istisna olarak düzenleniyor. Buna göre, Milli İstihbarat Teşkilatı ile diğer istihbarat birimlerinin milli savunmayı, milli güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini ve ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik faaliyetler kapsamında işlediğiveriler düzenleme kapsamı dışında olacak.
Hazine yardımları, taşınır ve taşınmazdan elde edilen gelirler, alınan bağış ve yardımlar kurumun gelirlerini oluşturacak.
Bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılacak.
Sağlık hizmeti almak üzere, kamu veya özel sağlık kuruluşları ile sağlık mesleği mensuplarına müracaat edenlerin, sağlık hizmetinin gereği olarak vermek zorunda oldukları veya kendilerine verilen hizmete ilişkin kişiselverileri işlenebilecek.
Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi durumunda, bunları imal ve ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
SAĞLIK BAKANLIĞI'NCA KAYIT VE BİLDİRİM SİSTEMİ KURULACAK
Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulacak.
Bu sistem, e-devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilecek. Bu amaçla, Sağlık Bakanlığınca, bağlı kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemi kurulabilecek.
Sağlık hizmetinin verilmesi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması ve finansmanı amacıyla Bakanlık, elde edilenverileri alarak işleyebilecek. Bu veriler Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda öngörülen şartlar dışında aktarılamayacak. Bakanlık, toplanan ve işlenen verilere, ilgili kişilerin kendilerinin veya yetki verdikleri üçüncü kişilerin erişimlerini sağlayacak bir sistem kuracak.
Bakanlık, düzenleme uyarınca elde edilen kişisel sağlıkverilerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirleri alacak. Bu amaçla, sistemde kayıtlı bilgilerin hangi görevli tarafından ne amaçla kullanıldığının denetlenmesine imkan tanıyan bir güvenlik sistemi kuracak.
ALTI AY İÇİNDE ÜYELER SEÇİLECEK
Düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde, yasayla belirlenen usulü göre, Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyeleri seçilecek ve Başkanlık teşkilatı oluşturulacak.
Veri sorumluları, Kurul tarafından belirlenen ve ilan edilen süre içinde sicile kayıt yaptırmak zorunda olacak. Daha önce işlenmiş kişisel veriler, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içinde Kanun hükümlerine uygun hale getirilecek.
Düzenleme hükümlerine aykırı olduğu tespit edilen kişiselveriler derhal silinecek, yok edilecek veya anonim hale getirilecek. Ancak bu kanunun yayımı tarihinden önce hukuka uygun olarak alınmış rızalar, bir yıl içinde aksine bir irade beyanında bulunulmaması halinde bu kanuna uygun kabul edilecek.
Düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde, kamu kurum ve kuruluşlarında koordinasyonu sağlamak üzere üst düzey bir yönetici belirlenerek Başkanlığa bildirilecek.
İlk seçilen başkan, ikinci başkan ve kura ile belirlenen iki üye 6 yıl; diğer beş üye ise 4 yıl görev yapacak.
Kurumun giderleri, bütçe tahsis edilene kadar Başbakanlık bütçesinden karşılanacak, hizmet birimleri faaliyete geçinceye kadar da sekretarya hizmetleri Başbakanlık tarafından yerine getirilecek.
#58
Merhabalar. Hakkınızda iki yıl altı ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmiş. Ayrıca 1.800 TL avukatlık ücreti ile 135,05 TL yargılama giderini de ödemeniz gerekiyor. Karar 28.01.2016 tarihinde verilmiş. Bu tarihten itibaren yedi günlük temyiz süreniz vardı. Bu süre içinde temyiz yoluna gitmediyseniz, karar kesinleşmiştir. Allah kolaylık versin...
#59
Merhabalar. Bu tür durumlarda biletle ilgili yapmış olduğunuz sözleşmede geçen hükümler önem kazanır. Sözleşmeyi inceleyin ve firmanın müşteri hizmetleriyle mağduriyetinizi paylaşın. Sanırım uçağa binemediniz. Hiç değilse bilet ücretinin iadesi veya başka bir biletle değişimi yahut yeni bilet alımında indirim uygulanması gibi seçenekler üzerinden mağduriyetiniz kısmen giderilebilir diye düşünüyorum. Allah kolaylık versin...
#60
Merhabalar. Böylesine çirkef bir kişiyle muhatap olmanız sizin şanssızlığınız olmuş. Bu noktadan sonra hala sizinle uğraşırsa bir yolunu bulup olayı delillendirmeye çalışın ve sonrasında bu kişinin işine son verilmesi için yeniden yöneticiyle görüşün. Daha da olmadı, kapıcı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunun. Savcılık muhtemelen ceza davası açmaz fakat adamın gözü korkmuş olur. Allah kolaylık versin...