Haberler:

Hukuk Forumumuza Hoşgeldiniz

Ana Menü

Son yazılar

Welcome to Hukuk Forum Sitesi - Hukuk ve hayata dair her şey!. Please login or sign up.

07 Ağustos 2026, 15:56:09

Login with username, password and session length
Üyeler
Stats
  • Toplam İleti: 8,943
  • Toplam Konu: 4,462
  • Online today: 122
  • Online ever: 893
  • (04 Nisan 2026, 10:36:25)
Çevrimiçi Kullanıcılar
Users: 0
Guests: 23
Total: 23

Son İletiler

#41

KARAGÖZ İLE HACİVAT: MİRAS
Karagöz'e Mısır'daki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır'a giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizi'nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar.
Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa'daki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.
Karagöz: " Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım. "
Hacivat: " Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek. "
Karagöz: " Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı. "
Hacivat: " Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan."
Karagöz: " Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu. "
Hacivat: " Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin. "
Karagöz: " Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik. "

Yazan:  Serdar Yıldırım

5. Sınıf Türkçe Kitabı
Üç Renk Yayınevi
Soru Bankası
Yayın Yılı: 2015
Sayfa: 168

#42

KARAGÖZ İLE HACİVAT: HACİVAT'IN ATI   
Hacivat'ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat'ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: " Buyur Karagöz'üm, bir şey mi istemiştin?
Karagöz: " Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan'ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? "
Hacivat: " Neden olmasın Karagöz'üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? "
Karagöz: " Hı?.."
Hacivat: " Yani kaç para verirsin? Küheylan'ı kaça alırsın? "
Karagöz: " On altın veririm. Sattın mı? "
Hacivat: " Dur bakalım, Karagöz'üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? "
Karagöz: " Nazarlık taktırırım, Küheylan'a. Anlaştık o zaman. "
Hacivat: " Yapma Karagöz'üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. "
Hacivat'ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.
Hacivat: " Çık Karagöz'üm, çık çık. "
Karagöz: " Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. "
Hacivat: " Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. "
Karagöz: " Yirmi, otuz. "
Hacivat: " Çık, çık. "
Karagöz: " Elli, altmış. "
Hacivat: " Çık, çık. "
Hacivat'ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: " Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. "
Hacivat: " Bak Karagöz'üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy. Yüzü geç, yüzü geç."
Karagöz: " Yüzgeç balıklarda olur, alık. "
Hacivat: " Hemen sinirlenme Karagöz'üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz'üm, Küheylan'ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. "
Hacivat'ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan'ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat'a küser. Bir hafta ne Hacivat'ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.

Yazan:  Serdar Yıldırım

4. Sınıf Ata Tatilde
Ata Yayıncılık
Sayfa: 14-15
--------------------------
4. Sınıf Tüm Dersler 
Gezegen Yayıncılık
Soru Gezegeni
Yayın Yılı: 2019
Sayfa: 39

#43
Sayın Üyeler,

Anonim şirket devirlerinde, devredenin, şirket borçlarıyla ilgili sorumluluğu müteselsilen 2 yıl süreyle devam ediyor.

Peki, diyelim ki şirketin hiç borcu yok. Satıldı. Yeni sahipleri 6 ay iyi devam etti ama sonraki yıl 1 milyon TL borç yaptı ve borcu ödeyemiyor.  Şirketin mal varlığı da bu borcu ödemeye yetmiyor. Bu durumda, yeni borçlardan bu şirketin eski sahiplerinin sorumluluğu olur mu?

 
#44
Merhaba,
Öncedeki Instagram hesabım kapandı ve giriş yapmaya çalıştığımda hesabın NCMEC'e rapor edildiği uyarısını aldım.

Kısaca anlatayım:
Dil geliştirmek için kullandığım sitede Endonezyalı biriyle muhabbet ilerledi ve Instagram'a geçtik. Konu ilerleyince cinselliğe döndü ve karşılıklı fotoğraf atmalar başladı. Yaşının küçük olduğunu sohbet esnasında yeni söylemişti ama ben artık konuşmak istemediği için bahane uyduruyor diye düşünmüştüm. Karşı taraftan herhangi bir cinsel fotoğraf gelmedi ama ben yaşına inanmadığım için sonrasında ben gönderdim. Sonra hesabımı şikayet edeceğini söyledi ve yarım saat içerisinde hesabım kapandı. İtiraz ettim hesabımın açılması için ancak sistem 3 gün önce NCMEC' e rapor gönderildiğini söyledi. Büyük ihtimalle bu süreç Türkiye'ye taşınacak ve bir dava dosyasıyla karşı karşıya kalacağım. Başından benim gibi bir olay geçen bir müvekkiliniz var mı acaba? Süreç nasıl ilerliyor?
#45
Merhaba;
İnsan kaynakları alanında blog hesaplama sayfası oluşturuyorum. Bloga haberler bölümüde ekledim iş mahkemeleri olsun kamu denetçiliği kurumu olsun emsal taşıyan kararlara nereden ulaşabilirim. UYAP bir sayfa oluşturmuş karar arama ile ama hangisi emsal nitelikte pek anlayamadım. Sadece çalışma hayatı ile ilgili olacak ve emsal niteliği taşıyacak kararlara hergün bakmak istiyorum bunu nasıl ve nereden öğrenebilirim.
#46
Merhaba değerli yetkili ve forum yazarları,

Kısa süre önce mobil telefonuma gelen çağrıda Maliyeden aradığını belirten bir hanım ile görüştüm. Kendisi bana vergi ile ilgili bir dosyam olduğunu belirtti ve uzlaştırmacı avukat atandığını ve kendisine soru sormamı doğrudan avukat ile görüşmem gerektiğini söyledi ve avukatın adını soyadını ve telefon numarasını yazmamı istedi. Bu söyleminin üzerine doğrudan not aldım ve telefon görüşmemizi sonlandırarak. Uzlaştırmacı Avukatı, tarafıma iletilen cep telefon numarası üzerinden aradım.

Avukat hanım konuyu özetledi. Bir şikayet üzerine Savcılık tarafından banka hesap hareletlerimin incelenmesi talep edilmiş bu esnada banka hesap eksteri talep edilmiş ve ardından 26 tane gelen para transferi olduğu için uzlaştırmacı Avukat olan kendisine otomatik olarak atanmış.

Hareket başı 3.500 TL x 26 hareket olarak hesaplama yapıldığı belirtşlmiş. Bugüb uzlaştırmanızın son günü, eğer ödeme yapabilirseniz bugün e devlet üzerinden de görülebilir olur dendi.

Ben pek konuya hakim olmadığımdan dolayı sürecin akışının doğruluğuna ve netliğine kanaat getiremedim.

Avukat olarak belirtilen hanını tekrar aradığımda telefonuma cevap veren olmadı.

Bunun üzerine Adalet Bakanlığı Uzlaştırmacı Avukat Sicil sorgulama kısmında da Avukatın adı soyadı ile arama yaptım, avukat ismi İstanbul Barosu siciline kayıtlı fakat uzlaştırmacı avukat sivilinde gözükmüyor.

Sizce bu durum geçerli bir durum mu?

Uyapta veya vergi dairesinde herhangi bir bilgi yer almıyor.
#48
Ekte gelen belge ile bizler şok, zamanında telefon satışı yaparken sattığım telefonlara gümrük kaçağı iddiasıyla el konuldu .. Mahkemeler görüldü para cezaları verildi ben o para cezalarını ödedim 20 yıl geçmesine rağmen devlet hata yapar korkusuyla hala saklıyorum makbuzlarını bende duruyorlar . Şimdi bu yazı geldi ,gelen bu borç neyin borçu benim böyle bir borçum olsa öderim ama 20 yıldır kimse ses etmemiş talep etmemiş şimdi borcun var faiziyle öde diyorlar nedir haklarım ne yapmalıyım ....
#49
2025 YILINDA UYGULANACAK VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ TARİFESİ İSTİSNA TUTARLARI

2025 yılında uygulanacak Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda yer alan had ve tarifelerin belirlendiği 56 Seri Numaralı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

30 Aralık 2024 tarihli ve 32768 (2.Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 56 Seri No'lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde 2024 yılı için % 43,93 (kırk üç virgül doksan üç) olarak belirlenen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren Veraset ve İntikal Vergisi Kanununa tabi intikallere uygulanacak vergi tarifesi ile istisna tutarları ekte yer alan tablodaki gibi belirlendi.
[/u]

A - İSTİSNA TUTARI
Veraset ve intikal vergisinde yer alan istisna tutarları 2025 yılında aşağıdaki gibi uygulanacaktır.
•   Değerleri Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10 uncu maddeye göre belirlenen menkul ve gayrimenkul mallardan evlatlıklar da dahil olmak üzere füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerde; 2.316.628 TL 
•   Değerleri Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10 uncu maddeye göre belirlenen menkul ve gayrimenkul mallardan füruğ bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hisselerde; 4.636.103 TL
•   İvazsız suretle meydana gelen intikallerde; 53.339 TL
•   Para ve mal üzerine düzenlenen yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyelerde; 53.339 TL

B – VERGİ TARİFESİ
7338 sayılı Kanunun 16'ncı maddesinde yer alan vergi tarifesi matrah dilim tutarları yukarıda belirtilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle yeniden tespit edilmiştir.

Bu nedenle, 1/1/2025 tarihinden itibaren veraset yoluyla veya ivazsız surette meydana gelen intikallerde veraset ve intikal vergisi aşağıdaki tarifeye göre hesaplanacaktır.

•   İlk 2.400.000 TL için; veraset yoluyla intikallerde %1, ivazsız intikallerde %10
•   Sonra gelen 5.700.000 TL için; veraset yoluyla intikallerde %3, ivazsız intikallerde %15
•   Sonra gelen 12.000.000 TL için; veraset yoluyla intikallerde %5, ivazsız intikallerde %20
•   Sonra gelen 24.000.000 TL için; veraset yoluyla intikallerde %7, ivazsız intikallerde %25
•   Matrahın 44.100.000 TL'yi aşan bölümü için; veraset yoluyla intikallerde %10, ivazsız intikallerde %30

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 4'üncü maddesinin ikinci fıkrasında (b), (d) ve (e) bentlerinde yer alan istisna hadleri, aynı maddenin son fıkrası hükmü uyarınca önceki yılda uygulanan istisna hadlerine, cari yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit olunmaktadır.

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 16. maddesinde düzenlenen vergi tarifesi artan oranlı bir tarife olup aynı maddenin, 3'üncü fıkrasındaki "Vergi tarifesinin matrah dilim tutarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan dilim tutarlarının yüzde 5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.

Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen tutarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir" hükmü uyarınca tarifedeki dilim tutarları, her yıl artırılmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığınca 2024 yılı için yeniden değerleme oranı %43,93 (kırk üç virgül doksan üç) olarak tespit ve ilan edilmiştir. 2025 yılında uygulanacak istisna tutarları ile vergi tarifesi 30 Aralık 2024 tarihli ve 32768 (2.Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 56 Seri No'lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde yukarıdaki gibi belirlenmiştir.

Avukat Ahmet Faruk ÜMÜT

Detaylı bilgi ve daha fazlası için; www.umut.av.tr
#50


FRANSA ASKERİ LİDERİ VE İMPARATORU NAPOLYON BONAPART İLE BİRLİKTEYİM
Bir zamandır Napolyon ile koordinatlarımızın kesiştiği bir zamanda buluşmak istiyordum ve sonunda buluştuk. Napolyon Bonapart, Fransa imparatoru olmuş, dünya tarihine adını altın harflerle yazdırmak istemiş ve bunu başarmış. Tarih 9-5-2024. Ben Napolyon Bonapart yazıyorum bilgisayarıma ve siteler, forumlar çıkıyor. Hayat hikayesi, fethettiği yerler, hayatları sonlandırılan insanlar. Ben Fransa imparatoru olsam, Fransa'yı yüceltmeye çalışırdım. Komşu ülkelere saldırıp savaş çıkarmazdım. Yaşadığım yıllardan 200 - 300 yıl sonra yeni nesil insanlar benim adımı az bilirdi ama olsun. Az tanınayım ama iyi tanınayım. Ben Fransa imparatoru olarak Mısır'ı işgal edersem olmaz. Bu ülkelerin yüzlerce yıl sonraki yeni nesilleri Serdar Yıldırım kötüydü, fenaydı. Ülkemizi işgal etti, nice canlılara yaşam izni vermedi derlerse çok üzülürdüm.

Zaman gezgini olarak Napolyon Bonapart'ı rahatsız ettim: " Buyrun, Napolyon Bonapart. Burası benim evim. Dört katlı bir apartmanın ikinci katı. Bazısına göre, saray, köşk. Bazısına göre, yaşanılacak iyi bir mekan. "

Napolyon Bonapart: " Palavrayı kes!. İki oda, bir salon, apartmanda altı kolon. Kendini uyanık sanıyorsun değil mi? Beni harekete geçirmeden sinyallerini aldım. Yaşadığın bu binayı gezdim, dolaştım. Kendin için, kendince bir şeyler yapmaya çalışıyorsun ama bana sökmez. Hakkında araştırma yaptım. Bu binada ve komşu binalarda seni tanıyan yok. Kim bu Serdar Yıldırım diyorlar? "

Serdar Yıldırım: " Doğrudur. Demek ki başarılı oldum. Öyle sağda solda lak luk edersem bunun bana faydası olmaz. Sessiz ve derinden gitmek, benim temel ilkemdir. Yakın plan çalıştığım insanlar oldu ve bunların pek azı bana yardımcı oldu. "

Napolyon Bonapart: " Her yanlışa bir doğru kılıf buluyorsun. Seninle uğraşamam. Çekil  yolumdan. Gölge etme.

Serdar Yıldırım: " Benim sizinle bir uğraş içine girmemin sebebi, Osmanlı İmparatorluğu çöktükten sonra Anadolu işgal altındayken Kurtuluş Savaşı başlatan Mustafa Kemal ile ilgili. Mustafa Kemal öğrencilik yıllarında, önceleri Napolyon'a hayrandım. Sonradan siyasi fikirlerim şekillenince Napolyon'dan hoşlanmamaya başladım. Demek ki, devrimler karşı devrimleri getirebilir, demişti.
Gençliğinde Mustafa Kemal'i  etkileyen kişiler arasında yer alan batılı düşünürlerden bazıları şunlardı:  Jean-Jacques Rousseau: Özgürlükçü ve cumhuriyetçi düşünceleri.
Montesquieu: Erdem rejimi olarak cumhuriyetin önemine dair fikirleri.
Voltaire: İlim ve akıl vurgusu.
Ey Napolyon Bonapart, dünyadaki maceranızı bir şekilde sonlandırmışsınız. Sizin için, çok başarılıdır denebilir. Gelecek nesiller sizden etkilenmiş. Dünyanın yüz elliden fazla ülkesinin ders kitaplarında varsınız. Bunlar Napolyon Bonapart diyorlar da başka bir şey demiyorlar. Ben de tarihin kabul ettiği bir yüce sima olarak sizi gördüm ve kabul ettim. Dünya tarihine sizi yeniden lanse etmek istiyorum ve Napolyon Bonapart diyorum. Siz böyle bir etkinliğin baş mimarı olmaz mıydınız? "

Napolyon Bonapart: " Ben gelmişim, geçmişim. Bu dünyadaki zamanımı tamamlamışım. Siz beni yeniden gündeme mi getirmeye çalışıyorsunuz? "

Serdar Yıldırım: " Tamamen öyle. Ben kesinlikle Napolyon Bonapart diyorum ve bu fikirlerin takipçisi olacağım. "

Napolyon Bonapart: " İlk karşılaştığımızda bana agresif biri gibi göründünüz ama kalbiniz bir pamuktan yumuşakmış. Benim şu anda size bir jest yapmam gerekir. O zamanlar İspanya Krallığına kardeşim 3. Napolyon'u getirmiştim. Şimdi geçmişe dönsek ben sizi İspanya Kralı olarak tayin etsem, siz emrime riayet edip İspanya Kralı olur muydunuz? "

Serdar Yıldırım: " Bu benim için, paha biçilmez bir umut kaynağı olurdu. Krallar, şahlar, padişahlar hep zor durumda kalmıştır ve istemedikleri işlerle mücadele etmiştir. Ben sizi kırmamak için, İspanya Kralı olurum. Zamanı tersine çevirir, saatleri sessiz çaldırırım. Sarayda oturmaz halkın arasında gezerim. Halkla birlik olurum, bütünleşirim. "

Napolyon Bonapart: " Ben 22 yaşında albay, 26 yaşında general oldum; haberin var mı senin? Bir ülkeyi düşmanlar istila etse, dört bir yandan sarılsa, yok edilmeye çalışılsa, sen bu ülkenin vatandaşı olsan, bu haksızlığa karşı çıkmaz mısın? "

Serdar Yıldırım: " Gür sesimle haykırırım. Bağırır çağırırım. Düşmanlar bundan korkar. "

Napolyon Bonapart: " Benim ülkem Fransa'nın İngiltere ile yıllardır bitmek tükenmek bilmeyen savaşları vardı. Genelde bizim ordu bozguna uğruyordu ve kaçıyordu. Ben yüzbaşı ve binbaşı iken savaştan kaçmadım. Emrimdeki birlikle savaşa devam ettim. Asker de kaçmadı. Sonradan ordu komutanları bunu fark etti. Sayısı yüz bini geçen ordular emrime verildi. İtalya seferi sırasında 18 meydan savaşı kazandım. 15-Mayıs-1796'da  ordumla Milano'ya girdim. 27 yaşındaydım.
Daha sonra Fransız donanması ile 19-Mayıs-1798'de Mısır seferi için yola çıktım. İngiltere'nin ticaret yolunu kesmek istedim. Olayın odak noktası Süveyş Kanalı'ydı. Uzak doğudan gelen gemiler dolusu mallar, Afrika'nın güneyinden dolanmadan Süveyş'ten kolayca geçirilip İngiltere'ye getiriliyordu. Mısır'ı ele geçirmek, benim için zor olmadı. Böylece İngiltere'nin asıl ticaret membaı olan yolu kesmiş oldum. İngiltere'den ah vah sesleri yükselmeye başladı. Sonradan doğuya gittim. Orta Doğu'nun  güçlü kalesi Akka'ya yöneldim. Akka'yı kuşattım ama alamadım. Osmanlı veziri Cezzar Ahmet Paşa çok dirençliydi ve Akka'yı bana teslim etmedi. Cezzar kasap demektir. Bu Cezzar Ahmet Paşa yakaladığı düşmanlarını develeriyle birlikte kurban edermiş. Eğer ben Cezzar'ı yenip Akka'yı alabilseydim, Büyük İskender gibi Suriye,  Irak, İran, Pakistan ve Afganistan'ı dümdüz edip Hindistan'ı ele geçirmek istiyordum. "

Serdar Yıldırım: " Ey Napolyon Bonapart, siz yüce düşünceler içindeydiniz ve İngiltere'nin ticaret yolunu kesmeye çalıştınız. Kestim dediniz, doğrudur ama sonradan neden oradan ayrılıp  iki gemiyle Fransa'ya döndünüz. Kırk bin askeriniz orada kaldı. Siz Fransa yönetimi üstünde gücünüzü artırdınız ama orada kalan Fransız askerleri ne oldu? "

Napolyon Bonapart: " Avrupa'da Fransa'nın Koalisyon ordularına yenildiği haberini alınca ülkeme dönme kararı aldım. Eylül 1799'da ordumu Mısır'da bırakarak iki  gemiyle Fransa'ya döndüm. Emrimde bir dolu general vardı. Onlarda güçlerini ispat etsinler ve zafer kazansınlar diye düşündüm. Ben bir generaldim ve Fransız orduları benim emrime verilmişti. Bu böyle olmasaydı ben Napolyon Bonapart olabilir miydim? Savaşa gidip, savaştan kaçan komutan değil, savaş meydanını asla terk etmeyen, yalnız kalsa bile savaşan, zafer kazanmayı bekleyen ve bunu başaran bir komutan olabilir miydim?
Ben zafer kazandıkça ordu komutanları, bu Napolyon, Fransa İmparatoru olur, dedi. Önce 1.konsül seçildim ve sonra Fransa İmparatoru oldum. Fransa'yı yücelttim. İngiltere'nin hızını kestim. Fransa'yı dünya devletleri arasında ön sıraya yükselttim. 1804 yılının Mayıs ayında, kralcıların bir komplosunu bahane ettim ve  kendimi imparator ilan ettim. "

Serdar Yıldırım: " Avrupa'yı fethettikten sonra, doğuya yöneldiniz. 1812 yılı ortasında 800 bin kişilik orduyla Rusya üstüne yürüdünüz. Borodino Muharebesi'nde General Kutuzov komutasındaki Rus ordusunu yenilgiye uğrattınız. Ruslar, tarlaları yakarak ve su kaynaklarını kurutarak geri çekildi. Aç ve susuz kalan ordunuzda hastalıklar başladı. Sonunda Moskova'yı kuşattınız. Bir hafta sonra Moskova'ya girdiniz. Bir ay boyunca Moskova'da kaldıktan sonra Kaluga'ya doğru çekildiniz. Daha sonra ordunuzla ileri yürüyüşe geçince Tatarlar Fransa ordusunu takip etti ve çok can aldı. Rus ordusunun kazandığı savaşlardan sonra 14-Aralık-1812' de Rusya'yı terk ettiniz. Böylelikle Avrupa'da itibarınız zedelendi. "

Napolyon Bonapart: " Benim hiçbir şekilde itibarım zedelenmedi. Her ne yaptıysam hepsi yüzde yüz doğrudur ve peşinden gidilmesi gerekir. Sen kimsin ki, beni eleştirmeye çalışıyorsun. Ben seni bir kaşık suda boğarım. "

Serdar Yıldırım: " Benim yaşadığım zamanda, Avrupa tek bir gücün egemenliği altında olsaydı, sesimi bu derece yükseltemezdim. Avrupa kıtası pek çok devlet barındırıyor ve orta ölçekli bir yönetim anlayışı içinde. Ey Napolyon Bonapart, şu anda Avrupa Birleşik Devletleri olsaydı ve bunun kurucusu siz olsaydınız, bakın ben karşınızdayım ve benim için, nasıl bir gelecek arzulardınız? "

Napolyon Bonapart: " En güçlü olduğum zaman bu derdim ve seni şövalyelerime yakalatırdım. Ellerini bağlatır ve karşımda diz çöktürürdüm. "

Serdar Yıldırım : " Ey Napolyon Bonapart, böyle bir şey mümkün değil.  Ben suçlu biri değilim ki, hakkımda nasıl bir cezai işlem uygulatacaksınız? Hem ele geçirdiğin ülkelere Napolyon kanunları getireceksin ama ben düşüncemi söyledim diye beni kürek mahkumu  ilan edeceksin? "

Napolyon Bonapart: " Bana bak bana. Adın Serdar mıydı neydi? Benim canımı sıkma canını yakarım. Konuşmayı burada kes, hikayeyi hazırla, sadece gerçekleri yaz ve bana okutmadan yayınlama. Bu işten ben karlı çıkarım çünkü zaferlerimle gündeme geliyorum. Senin bu işten kazancın ne olacak merak ediyorum? "

Serdar Yıldırım: " Şimdi tarih 6-1-2025. Artık hikaye bitti. Yazması 8 ay sürdü. Bugün site ve forumlarda okunmaya başlayacak. Bu işten benim kazancım, okuyucunun hoşça vakit geçirerek tarihi bilgi sahibi olması. "

SON